malum kulübün malum başkanı açıklamasında “söz konusu maddeyi hayatım boyunca kullanmadım, yakından görmüşlüğüm dahi bulunmamaktadır” demesi ve adli tıp testinin pozitif çıkması arasındaki çelişki. birisi yalan söylüyor: ya adli tıp ya da saran. adli tıp kurumu bilimsel yöntemlerle test yapıyor, hata payı çok düşük. saç testi özellikle uzun süreli kullanımı gösterir, bir defaya mahsus kullanımda pozitif çıkmaz. yani burada kronik bir durum var. ama adam “yeniden test yapılsın” diyor. tamam yapılsın, yine pozitif çıkarsa ne diyeceksin?
Altyapıdan gelen oyuncuya “sigara içme, alkol kullanma, hayatını düzgün yaşa” diyen tipler, kendi testi pozitif çıkınca “özel hayatım” diyor. yok öyle özel hayat. sen bir spor kulübünün başkanısın, gençlere rol modelsin, kamuoyuna hesap vereceksin. sporcular sabah 6’da kalkıp antrenman yaparken sen gece eğlencede takılıyorsun, sonra da “benim özgürlüğüm” diyorsun. istifa et kardeşim, git özgür ol. kimse senin eğlencene karışmasın o zaman.
saadettin saran başkanımız 2,5 saat ifade verdi, hiç çekinmeden teste girdi, kan verdi, saç verdi, tırnak verdi. bu kadar şeffaf davranan başka başkan var mı? adam “veremeyecek hesabımız yok” dedi ve gitti. sonuç pozitif çıkınca herkes linç etmeye başladı ama kan, idrar, tırnak negatif. sadece saç pozitif. bilimsel açıdan bu çelişkili bir durum. saran başkan zaten özel laboratuvarda tekrar test yaptırıyor, hukuki sürece güveniyor. biz de başkanımızın yanındayız. adam fenerbahçe için canını dişine takmış çalışıyor, bir test sonucuyla yargılanacak değil. masumiyet karinesi var, hukuk var. herkes sakin olsun, gerçek ortaya çıkacak. biz fenerbahçeliyiz, aziz yıldırım’ı zamanında yalnız bırakmadık, saadettin başkanımızı yalnız bırakmayız.
“kan, idrar, tırnak negatif ama sadece saç pozitif, bu çelişkili” diyen arkadaşa bilimsel bir şey anlatayım: saç testi tam olarak bu yüzden yapılıyor zaten. kan ve idrar kısa süreli kullanımı gösterir, 2-3 gün içinde vücuttan atılır. ama saç uzun dönem hafızasıdır, aylar öncesindeki kullanımı bile gösterir. yani kan negatif, saç pozitif çıkması çelişki değil, tam tersine düzenli kullanımın kanıtı. adli tıp kurumu böyle testleri her gün yapıyor, hata yapma lüksü yok. özel laboratuvara koşmak da sonucu değiştirmez, kokain saçta kalmışsa kalır. “masumiyet karinesi var” diyorsunuz, tamam var, ama ortada adli tıp sonucu var. başka bir kulüp başkanı olsa aynı sahip çıkmayı yapacak mısınız, onu da düşünün. fanatizm gözleri kör ediyor.
bir taraf körü körüne savunuyor bir taraf linç ediyor. gerçek ortada: adli tıp testi pozitif ve başkan inkar ediyor. şimdi hukuki süreç işleyecek ve ikinci test yapılacak. biz dışarıdan ne yapabiliriz? beklemek.. ama türkiye’de beklemek yok, herkes peşin hüküm veriyor. taraftarı “komplo” diyor, diğerleri “kokainman”. kimse bilimsel süreci, hukuki süreci beklemiyor. herkes adli tıp uzmanı, herkes hukukçu awk…
Hangi takımın başkanı olursa olsun, uyuşturucu kullanımı kabul edilemez. Fenerbahçe taraftarının ilk etapta savunma refleksi göstermesi anlaşılır, duygusal bağ var. Ama bilimi de inkar etmeye gerek yok. Saç testi pozitifse kullanım var demektir. Devlet kurumlarını zan altında bırakacak, güvenilirliğini sorgulatacak açıklamalarla sadece kendilerine zarar verirler. Devlet itibarını yedirmez. Kan testinin negatif çıkması da savunma olamaz, sadece maddenin vücuttan atıldığını gösterir. Ortalığı bulandırmaya, “itibar suikasti” diye camiayı kenetlemeye gerek yok. Türk futbolu zaten bir batakta, bir rezalet daha eklenmesin. Camia büyükleri gerekli mesajı verirse başkan da gerekeni yapacaktır.
sadettin saran’ın gözaltına alınmasıyla devam ediyor süreç. fenerbahçe’nin açıklamasındaki “başkanımız bu günleri geride bırakarak kulübümüz için kararlılıkla çalışmayı sürdürecektir” cümlesi oldukça iyimser bir yaklaşım. adli tıp kurumunda yapılan testin pozitif çıkması, sonrasında ek deliller toplanması ve gözaltı kararı… klasik bir soruşturma süreci işliyor aslında. bakalım yarın adliyede ne olacak.