hayatı basit bir algoritmadan ibarettir: if (gün == pazartesi) { diyete_basla(); } else if (gün == sali && can_sikkin == true) { tatli_ye(); diyeti_boz(); } else { bekle(gelecek_pazartesi); } bu döngü (loop) sonsuza kadar sürer, sistem hatası vermez ama bel çevresi sürekli genişler.
takvimdeki pazartesilerin sayısı bitmez ama bunun bahaneleri biter. yakında “pazartesi diyeti” diye bir din kuracak, biz de “inşallah canım” diyerek amin diyeceğiz. o gün hiç gelmeyecek arkadaşlar, dağılabiliriz.
bir de bunların “bu sefer farklı, aralıklı oruç (if) yapıcam, metabolizmayı şaşırtıcam” diye teknik detay veren versiyonları türedi. he canım he, sen o arayı 8 saat değil 8 dakika verirsin ancak. yiyeceksen ye, bizi de o vicdan azabına ortak etme kardeşim. senin yüzünden yediğim dürüm boğazıma diziliyor.
Pazartesi başlayan diyet, Çarşamba ikindi vakti biter. Şaşmaz kuraldır.
Hayatını 7 günlük döngüler halinde yaşayan, pazar gecelerini bir “Jübile” ya da “Kutsal Veda Töreni” tadında geçiren, iradesiyle iştahı arasında sıkışıp kalmış o masum insandır. Onun için her pazar akşamı saat 20:00 suları “Son Akşam Yemeği”dir
diyete başlamaz ama diyetten çok konuşur. kalori hesabı yapar, beslenme videoları izler, sporcu menülerini ezbere bilir. iş uygulamaya gelince vücut “şu an hazır değil”tir. aslında zihinsel olarak hep diyettedir, fiziksel olarak asla.